Küresel doğal gaz fiyatları yüksek seyrini sürdürecek

Kovid-19 salgını döneminde hızla toparlanan ekonomilerin oluşturduğu yüksek küresel doğal gaz talebine rağmen yaşanan arz sıkıntıları, zorlu kış koşulları ve jeopolitik risklerin etkisiyle piyasalarda rekor seviyelere çıkan doğal gaz fiyatlarının bu yıl da yüksek seyrini sürdürmesi bekleniyor.

Kovid-19 salgınına yönelik kısıtların dünya çapında gevşetilmeye başlanması, aşırı sıcak ve soğuk hava şartları nedeniyle elektrik ve doğal gaz tüketiminin artması, öncelikle Asya sonrasında da Avrupa piyasalarında fiyatlardaki yukarı yönlü ivmelenmeyi hızlandırdı.

Özellikle Avrupa piyasalarında yaşanan yüksek talep ve düşük arz döngüsüyle birlikte Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin kritik seviyelere inen doğal gaz stoklarının, fiyatları, ulaştığı tarihi zirveler sonrası bu yıl da dalgalı bir seyre zorladığı gözlemleniyor.

Avustralyalı danışmanlık şirketi EnergyQuest’in analizine göre, doğal gaz talebinin arzdan daha fazla olması nedeniyle 2021’de gaz fiyatları birçok bölgede rekor seviyelere yükseldi ve gaz pazarının 2022’de de “sıkı” kalması bekleniyor. Şirket, “Küresel gaz piyasalarındaki genel koşulların 2022 ve 2023’te de sıkı kalması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya genelinde enerji fiyatlarındaki yükseliş, elektrik üreticileri, sanayiciler ve vatandaşlar için giderlerin yükselmesine ve küresel bir enflasyon baskısının oluşmasına yol açıyor.

ASYA’DA LNG FİYATI 1.8 DOLARDAN 40 DOLARA YÜKSELDİ

Asya’da sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gösterge fiyatı Japan/Korea Marker (JKM), salgın nedeniyle talebin düştüğü ve arzın arttığı 2020’nin ilk yarısında milyon BTU (İngiliz ısı birimi) başına 1,8 dolara kadar gerilemişti.

2020 yılının sonuna doğru ise kış mevsiminin beklenenden daha soğuk olması ve elektrik üretiminde diğer kaynakların yetersiz kalması nedeniyle Asya piyasalarında doğal gaz talebi hızla arttı. Bu dönemde spot LNG kargolarının sevkiyatının gecikmesi ve arzın yetersiz kalmasının da etkisiyle JKM, geçen yılı milyon BTU başına 40 dolar seviyesinde tamamlamıştı.

Bu yıl içinde milyon BTU başına 22 dolara kadar gerileyen JKM, Avrupa’da LNG’ye olan talebin artmasıyla mart vadeli kontratlarda milyon BTU başına 25 dolara kadar yükseldi.

Avrupa’da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF’de işlem gören vadeli doğal gaz kontratlarında, fiyatlar salgın nedeniyle talebin düştüğü 2020’de megavatsaat başına 3,75 avroya kadar gerilemişti.

Eylül 2020’de TTF’de megavatsaat başına 12 avro olan doğal gaz fiyatı, Aralık 2021’de 188 avroya yükselerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu dönemde Avrupa’da aylık vadeli kontratlarda doğal gaz fiyatı yaklaşık yüzde 1466’nın üzerinde artış gösterdi.

Bu yükselişte, talepteki artışa rağmen Rusya’dan geçen yıllara göre daha az gaz sevk edilmesi ve kıtanın yer altı depolama tesislerindeki doluluk oranlarının son 10 yıl ortalamasının çok altına gerilemesi etkili oldu.

Ayrıca, elektrik üretiminin yüzde 20’sinin doğal gazdan karşılandığı Avrupa’da, kuraklık nedeniyle hidroelektrik santrallerinde üretimin düşmesi ve rüzgar enerjisinden elektrik üretiminin de azalması, üretimde gazın payını artırarak fiyatların yükselişini körüklemeye devam etti.

10 Şubat 2022 itibarıyla söz konusu doğal gaz fiyatı daha ılıman hava tahminleri ve Rusya’dan gaz arzındaki aksama endişelerinin azalmasına rağmen beklenenin altında bir gerilemeyle TTF’de megavatsaat başına 76 avroya indi.

Geçen yıl 10 Şubat’ta TTF’de aylık vadeli kontratların megavatsaat başına 18,91 avro olduğu göz önüne alındığında yıllık artış yüzde 301’in üzerinde gerçekleşti.

AB ülkelerinde elektrik üretiminde doğal gazın payının yüksek olması nedeniyle artan elektrik fiyatları ve konutlarda ısınma amacıyla kullanılan doğal gaz fiyatlarının paralel yükseliş göstermesi de vatandaşların yüksek faturalardan şikayet etmesine neden oldu.

AB Komisyonunun yüksek fiyatlarla mücadele için aldığı kararlarının yanı sıra ülkeler, üreticilerin ve vatandaşların karşılaştığı fiyat artışlarını baskılamaya çalışsa da faturalara yansıyan rakamlar, genel kamuoyu tepkilerinin önüne geçilmesine engel oldu.

DOĞAL GAZ FİYATI ABD’DE SON 18 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE

Öte yandan, ABD’de Henry Hub’daki vadeli kontratlarda doğal gaz fiyatı, sert hava koşullarının hakim olduğu kış mevsiminin etkisiyle Şubat 2021’de milyon BTU başına 24 doları aşarak son 18 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

Henry Hub gösterge fiyatları, takip eden süreçte gerilese de geçen yıl ekim vadeli kontratlarda doğal gaz fiyatı milyon BTU başına 6,35 doları aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, doğal gaz fiyatlarının 2022’de milyon BTU başına 4 dolar civarında seyretmesi ve 2023’te az da olsa düşüş göstermesi bekleniyor.

Söz konusu fiyatların 2021’de ortalama 3,91 seviyesinde seyrettiği kaydedilirken, geçen yıl mart ile ekim ayları arasında artış gösterdiği ancak yılın son 3 ayında düşüş eğilimine geçtiği belirtiliyor.

Doğal gaz üretimindeki artışın iç talep ve ihracattaki büyüme kaynaklı talebi geride bırakmasıyla fiyatların 2023’te ortalama milyon BTU başına 3,63 seviyelerine gerileyeceği öngörülüyor.

Üretimin artması, ABD’nin LNG ihracatı ve Meksika’ya boru hattı ihracatındaki artışlar ile endüstriyel ve elektrik enerjisi sektörlerindeki tüketimin 2022 seviyelerine yakın kalması nedeniyle doğal gaz fiyatlarının 2023’te düşmeye başlayacağı öngörülüyor.

ABD’nin bir doğal gaz üreticisi olması ve ithalata bağımlı bulunmaması, ülkenin dünya genelindeki krizden etkilense de görece dengeli bir fiyat seyrini kendi iç piyasasında yakalayabilmesine yardımcı oluyor.

AVRUPA LNG’YE YÖNELİYOR

Avrupa doğal gaz sektörünün geçen yılki sert fiyat artışlarının ardından bu yılı da fiyatlarda daha fazla dalgalanmayla geçirmesi bekleniyor.

Kıta genelindeki hava durumu ve Avrupa’nın en büyük gaz tedarikçisi Rusya ile komşusu Ukrayna arasında yaşanan siyasi gerilimin askeri bir boyut kazanabileceğine ilişkin jeopolitik endişeler de bu beklentilerin güçlenmesine neden oluyor.

Avrupa ülkeleri, son yılların en düşük seviyelerine gerileyen doğal gaz stoklarını artırabilmek için mevcut tüketim kaynaklı talebe ek olarak daha fazla gaza ihtiyaç duyuyor.

Bir yıl öncesine kıyasla 10 kat artış göstererek rekor seviyelere ulaşan doğal gaz fiyatları, AB’nin yüzde 90’ını ithal ettiği gaza daha fazla ödeme yapmasına ve ülke ekonomilerinin de bu fiyatlar nedeniyle enflasyonist baskı yaşamasına sebep oluyor.

AB’nin çağrılarına rağmen kıtanın gaz tedarikinin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Rusya’nın mevcut kontrat rakamlarının üzerinde gaz temin etmemesi ve Moskova’nın Ukrayna merkezli krizde doğal gaz ihracatını AB’ye karşı bir koz olarak kullanabileceğine dair endişeler, Birliği yeni tedarik yolları aramaya itiyor.

Kıtanın en büyük doğal gaz üreticileri konumundaki Norveç ve Hollanda’nın gaz arzının düşüş göstermesi ve Avrupa’nın en çok gaz tüketen ülkelerinden Almanya’nın 2030 yılına kadar kömür kaynaklı elektrik üretimini sona erdirmek istemesi de Avrupa’yı LNG ithalatına yönelmeye zorluyor.

Sıvılaştırma ve ulaştırma maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle boru hatlarına göre daha pahalı da olsa AB, LNG ithalatını artırıyor. Bu da LNG fiyatlarının küresel olarak artışına neden olarak, AB’nin karşılaştığı doğal gaz kaynaklı maliyet artışlarını körüklüyor.

Tüm bu nedenlerle küresel piyasalarda artan enerji fiyatlarının Türkiye’ye de yansımalarının olacağı öngörülürken, temelde dolar üzerinden fiyatlanan gaz ve LNG ithalatının ekonomi üzerinde yük oluşturmayı sürdüreceği tahmin ediliyor.

Rusya ve Ukrayna’nın olası bir askeri çatışma yaşayabileceğine ilişkin endişeler, enerji fiyatları üzerinde baskı oluştururken, Almanya’daki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranları kritik seviyelerin altına geriledi.

Gas Infrastructure Europe verilerine göre, 30 Ocak itibarıyla Almanya’da gaz depolama tesislerinin doluluk oranı yüzde 36,88 seviyesine indi. Ülkede bu oran 2020’de yüzde 90 seviyesindeyken, geçen yıl ortalama yüzde 82 seviyesinde idi.

AB Komisyonu, ekonomik toparlanma sonucunda genel enerji talebinin artması, fiyatlardaki yükselme ve Rusya-Ukrayna krizi nedeniyle yaşanan sarsıntının bu yıl da sürmesinden endişe ettiğini açıklarken, ekonomideki doğal gaz bağımlılığın azaltılması için alternatif arayışlarını sürdürüyor.




Related Posts

Bir cevap yazın