Kuryeler ne kadar maaş zammı istiyor?

Türkiye son günlerde başta kuryeler olmak üzere farklı sektörlerde çalışanların iş bırakma ve grev eylemlerini konuşuyor. 2021 yılında enflasyon yüzde 36.08’e yükselirken maaş ve ücretlerdeki artışların bu oranın altında kalması işverenle çalışanları karşı karşıya getiriyor. Bunun yanında çalışanlar sosyal haklarında da iyileştirmeler talep ediyor.

KURYELER KONTAK KAPATIYOR

Son olarak benzer protestolardan bir de Yemeksepeti tarafında yaşanıyor. Yemeksepeti kuryeleri 5 bin 500 net maaş ve iş güvencesi talebiyle başta İstanbul olmak üzere çeşitli illerde protestolar düzenledi. Nakliyat-İş sendikasından yapılan açıklamaya göre geçtiğimiz yıllarda Yemeksepeti çalışanları asgari ücretin yüzde 40-50 üzerinde kazanıyordu. Bu yıl ise asgari ücretin 4 bin 253 TL’ye çıkarılmasıyla gelen zorunlu artış dışında bir zam yapılmadığını ifade etti. Yemeksepeti Banabi kuryeleri bunun yanında esnaf kuryeliğe zorlandıkları şikayetinde bulundu.

Scotty esnaf kuryeleri de benzer şekilde yüzde 22’lik zam teklifini reddederek kontak kapattı. Kuryeler yüzde 40 zam talep etti.

Hepsijet şirketinde çalışan kuryeler de firmanın paket başına verdiği ücreti 3.75 TL’den 4.75’e çıkarmasına karşı iş bıraktı. Kuryeler 12 bin 500 TL + KDV, 50 km üzerinde km başı yakıt desteği ve sözleşmesi feshedilen işçilerin sözleşmesinin yenilenmesini talep ediyor.

ESNAF KURYELİK NEDİR?

Kuryelerde yaşanan sorunun odağında ‘esnaf kuryelik’ sistemi yatıyor. Bu modele göre kuryeler firma için çalışmak yerine kendileri için çalışıyor ve vergilerini kendi adlarına yatırıp firmalara fatura kesebiliyorlar. Esnaf kuryeler kağıt üzerinde firma çalışanı olmadıkları için diledikleri firmaya diledikleri zaman hizmet verebilir. Ancak söz konusu kuryeler günümüzde sadece 1 şirkete hizmet veriyor.

MALİYETLERDE ARTIŞ

Bu sistemde motosikletlerin yakıt masrafları, yeme ve içme masrafları, kıyafet ve ekipman masrafları, motosiklet bakım ve kaza maliyetleri, SGK ya da tazminat masrafları, motosiklet alım ve satım maliyetleri kuryeye ait oluyor. Şirketlerle yapılan anlaşmalarda bu masrafların bazılarının karşılığında ek ücretler alınabiliyor.

Esnaf kuryeler özellikle artan yakıt ve bakım maliyetleri sebebiyle giderlerinde büyük bir artış yaşandığını belirtiyor. Bu giderlerin enflasyonun üzerinde arttığına dikkat çeken kuryeler bu sebeple şirketlerden ek destek talep ediyor.

Bunun yanında söz konusu sistemle çalışan kuryelerin yeterli iş güvencesi de bulunmuyor. Şirket çalışanı olmasa da tek bir şirkete çalışan kuryeler sözleşmelere buna yönelik maddeler eklenmesini istiyor.

YÜZDE 90 KENDİ HESABINA ÇALIŞIYOR

Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye’de kayıtlı 200 bin motokurye işçisinin yüzde 10’u şirket bünyesinde çalışırken kalan yüzde 90’ını kendi hesabına çalışanlardan yani esnaf kuryelerden oluşuyor. Motokurye derneklerine göre ise kayıtdışı çalışanlarla birlikte 900 bini aşkın kurye bulunuyor.

Şirketlerin kuryelerin yüzde 10’unu istihdam etme zorunluluğu bulunuyor. Son yapılan haberlere göre Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bu oranın artırılması için çalışma yapıyor. Bunun yanında şirketlerin esnaf kuryelere karşı yasal olarak sorumlu olmasını sağlayacak düzenlemeler de yolda.

‘UZUN DÖNEMDE MADDİ KAYIP YAŞANABİLİYOR’

TÜMTİS, BTK’nın attığı adımın olumlu olduğunu ancak bu adımları yeterli bulmayacaklarını belirtti ve esnaf kurye sisteminin tamamen kaldırılması gerektiğini belirtti.

TÜMTİS daha önce de esnaf kuryelik sistemine ilişkin yayımladığı araştırmada şu tespitlerde bulunmuştu: “Kendi aracıyla birlikte bu sektöre yönelen esnaf kuryeler, çalışmalarının karşılığında kısa dönemde nominal (görünen) olarak yüksek kazanç elde ederken, gerçek anlamda uzun dönemde çok yüksek maddi kayıplarla karşılaşmaktadır. Araç giderleri bile elde ettikleri kazancın büyük kısmına mâl olmaktadır. Bunun yanında kendi şahıs şirketlerinin giderleri, vergi ve sosyal güvenlik yükümlülükleri tam anlamıyla yerine getirildiğinde kuryelerin yaşam maliyetlerini karşılayacak gelir seviyesine erişmesi imkânsız bir hâl alıyor.”

CEBE AZ KALIYOR

TUMTİS’in geçen yıl yaptığı araştırma mevcut maliyetlerin altında kalmış olsa da esnaf kuryelerin giderlerine ışık tutuyor. Buna göre geçen yıl nisan ayında ortalama 7.967 TL ödeme yapılan bir esnaf kuryenin cebine taşıt kredisi, yakıt ve bakım gibi masrafların ardından 1.572 TL kalıyordu.

MALİYETLERDE ARTIŞ

Söz konusu hesabın ardından özellikle araç ve yakıt giderlerinde önemli artışlar yaşandığını unutmamak gerekiyor. Örneğin aşağıdaki hesaplamada nisan ayında 60 litrelik deponun 387 liraya dolduğu belirtilirken bu rakam bugün itibarıyla 990 liraya çıktı. Bunun yanında minimum şartları taşıyan aracın bedeli ortalama 151 bin 900 lira üzerinden hesaplanmış. Ancak geçen 8 ayda araç fiyatlarında ortalama yüzde 50 artış yaşandı.

Sendika söz konusu hesabı günlük ortalama 130 dağıtım üzerinden yapmış.

Buna göre geçen yıl şirketler, kuryelere günde ortalama 306.8 TL (KDV dahil) bedel ödüyordu. Bir ayda 26 gün dağıtım yapıldığında, kuryenin eline geçen miktar 7 bin 967.8 TL idi. Esnaf kuryelik yapmak için aracın 5 metreküp hacminde ve yeni olması gerekiyor.

KALEM KALEM GİDERLER

Araştırmada kuryelerin giderleri şu şekilde anlatılmış:

“Bu çerçevede en düşük özelliklere sahip aracın fiyatı dahi 2021 yılının Nisan ayı için 151 bin 900 TL idi. Taşıt kredisiyle bu aracın satın alınabilmesi için, kişinin araç değerinin yüzde 30’unu nakit olarak ödemesi gerekmektedir. Bu da 45 bin 570 TL’ye tekabül ediyor. Kişinin elinde peşinat miktarının olmadığını varsayarsak, 45 bin 570 TL’nin ihtiyaç kredisi ile tamamlanması gerekiyor . 36 ay vade ile ayda bin 744.5 TL taksit ödemesi karşımıza çıkmaktadır. Kalan tutarın yine aynı bankanın taşıt kredisiyle tamamlandığını varsaydığımızda, 48 ay vade ile aylık taksit ödemesi 3 bin 327 TL’dir. Kısacası kuryenin sadece araç alımı için 5 bin 71.5 TL aylık ödeme yapması gerekmektedir. İkinci el ve daha uygun fiyatlı bir araç satın alması da mümkün olmakla birlikte, kargo dağıtım şirketlerinin kriterlerini ihmal etmemek gerekmektedir. Diğer yandan kişinin önceden birikimi varsa, bu birikimler hesaplamamız açısından istisna tutulmalıdır.

‘2 KEREDEN FAZLA DOLDURULUYOR’

Aracın sigorta bedelinin yıllık bin TL, Kasko bedelinin ise 2 bin TL olduğunu düşünürsek, aylık 250 TL ilave masrafa daha katlanması gerekmektedir. Aracın yıllık bakımları için 2 bin TL, amortisman gideri için 1000 TL, ticari belgeler için 500 TL ve diğer giderler için 100 TL ayrıldığını göz önüne alırsak, aylık 300 TL maliyet de burada karşımıza çıkmaktadır. Son olarak, şehir içinde sürekli aktif kullanılan bu araçların aylık yakıt giderleri de görüşmecilerin ifadesiyle 2 depoyu geçmektedir. 60 litrelik depoya sahip bu aracın deposu (24 Nisan 2021 yılı motorin fiyatıyla) 387 TL’ye dolmakta, iki kez doldurulduğunda aylık 774 TL rakamına ulaşılmaktadır.

Tüm bu hesaplamalardan yola çıkılarak esnaf kuryenin sadece araçla ilgili maliyeti aylık ortalama 6 bin 395.5 TL olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa kampanya dönemleri hariç tutularak aylık ortalama
kazancı 7 bin 967.8 TL olarak hesaplanmıştı. Kalan bin 572.3 TL’lik miktarın, kuryenin günlük giderleri, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin giderleri, şirketin vergi ve sair giderleri, sosyal güvenlik primlerini karşılaması mümkün değildir. Türkiye’de Mart 2021 yılı itibariyle belirlenen
açlık ve yoksulluk sınırının çok altında kalmaktadır.”

DEPODA ÇALIŞAN İŞ BIRAKTI

Kuryelerin protestosu gibi perakende sektöründe çalışanların eylemde olduğu bir alan da depolar. Son olarak 2 Şubat’ta Migros Esenyurt deposunda 400 kadar işçi greve gitti. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) tarafından yapılan açıklamaya göre firma tarafından ortalama yüzde 8 yapıldı. Migros Avrupa Dağıtım Merkezi’ni işleten taşeron firma Us Grup ise çalışanlara yüzde 8 zam yapıldığı iddiasının doğru olmadığını belirterek ortalamada zam oranının yüzde 39 olduğunu ileri sürdü.

Sendika işçilerin taleplerini şu şekilde sıraladı:

“1. Saat ücretine net 4 TL zam yapılsın.

2. Prim ödemeleri yasal güvenceye alınsın.

3. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınsın.”

‘YETERLİ SAĞLIK ÖNLEMİ ALINMADI’

Öte yandan işçi temsilcileri ise mali haklarının yanısıra günde 13 saat çalıştıklarını ve prim ödemelerini düzenli alamadıklarını belirtti. Bunun yanında koronavirüs salgınında yeterli sağlık önlemi alınmadığını vurguladı.

Depo çalışanları ilk olarak 2 Şubat’ta iş bıraktı. Görüşmelerin ardından iyileştirme sözü alınca çalışmaya geri döndü. Ancak 2 gün sonra verilen sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle yeniden iş bırakmaya karar verdileri. DGD-SEN dün akşam Esenyurt deposunda bazı işçilerin gözaltına alındığını ancak daha sonra serbest bırakıldığını açıkladı.

DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Açar iş bırakma eylemine katılan 250 kişinin ise firma tarafından işine son verildiğini açıkladı.

Migros Avrupa Dağıtım Merkezi’ni işleten Us Grup ise çalışanlara yüzde 8 zam yapıldığı iddiasının doğru olmadığını belirterek ” Söz konusu işyerinde toplam çalışanların içinde sadece yüzde 15’i asgari ücretli olup geri kalan tüm çalışanların ücreti asgari ücretin üzerindedir. Çalışanların 2021 yılı brüt ücretlerine, minimum 2022 asgari ücret seviyesinde olmak üzere, ortalamada yüzde 39 artış gerçekleşmiş, prim gelirleri ile beraber tüm çalışanların toplam brüt gelirleri ortalama yüzde 54 artmıştır. Tesiste çalışan tüm çalışanlarımızın ayrıca yasal ve sosyal hakları verilmektedir” açıklamasında bulundu. Sendika buna karşılık firmanın doğru bilgi vermediğini iddia etti.




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort escort istanbul mecidiyeköy escort avrupa yakası escort istanbul escort şirinevler escort beylikdüzü escort avcılar escort halkalı escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye